29.12.2007

Uyan İremmm ya da ben de uyuyayım



Hemşire ablalar bana çapkın surat diyoooor

İremden ayrı yatırılınca yeni arkadaşım Loppy'e sarılıyorum

Yıkandık, Rahatladık; Tavsiye Ederiz.



Off ya; Bu Yatak Çok Büyük!




Arayı Kapatalım Annecim, Öp beni...

Ben Bir Dilek Tutacağım, Sen Yakala!!!

Uyandım, Sütüm Nerede?!?!


Poz Vereyim Bari

20.12.2007

İlk Aile Fotoğrafımız


Evet kardeşim, hoşbulduk. Zaten yoğun bakıma hiç yakışmıyordum. Doktorla pazarlık yaptım ve "Voila!" İşte buradayım.Bu arada bana Emir diyorlar. Adımı çok sevdim. Senin adında harika! Tam bir ikiz olduk.
Sanırım aynı adamla kadın beni de besliyor. Sanırım onlar bizim anne ile babamız. Ben babama ne kadar da benziyorum. Sen ise biraz başka tellerden çalmışsın. Bakalım, kim kime ne kadar benzeyecek.

Biz Ayrılamayız


Sonunda kardeşim. Hoşgeldin!
O kadar uzun süre beraberdik ki, bizi ayırınca ne olduğumu şaşırdım.
Bir kadın ve bir erkek sürekli beni kucağına alıp duruyor, beslemeye çalışıyor. Şimdi içeridekinden çok farklı besleniyorum. İyi mi kötü mü anlamadım ama zaten sen de bunları biliyorsun!

Veee gerçek Hikayemiz burada Başlıyoooo


Emirim evine hoşgeldin!!!



İrem ile Eve Yolculuk





Hastane çıkışımız ile eve gelişimiz.
Tarih 14.12.2007

İrem Odamızda





Aklımız hep oğlumuzda, her geçen gün kuvvetleniyor.
İremimde kucağımızda!

Odada İrem ile Buluşma






Canım oğlum Emirim, İlk kontroller sonrası, akciğeri henüz gelişimini tamamlamadığı için onu ancak 6 gün sonra kucaklarımıza alabildik. Şimdi gayet sağlıklı ve gelecek için tam donanımlı! Yoğun bakımda geçirdiği her anın acısını şimdi evimizde çıkarıyoruz oğluşumla beraber.
ve bugün beraber yaşadığımız ilk bayram!!! Bizim ilk Bayramımız...

Meleklerim Kucağımda!!!




Artık sona doğru geldik ve içerideki her havayı teneffüs edişimde, o anı hissetmeye çalışıyorum. Emrah yeşil önlüklere bürünmüş geliyor.
Ellerim kollarım iki yana bağlanıyor. O anda sanki kalkıp, olaya müdahele edeceğim gibi. Üst üste karnımdan aşağısı hissedip hissetmediğime dair kontrol ediyorlar. Bir sürü yeşil önlüklü insanlar doluşmaya başlıyor. Tam şenlik! Kaç senelik doktorumu bile yeşil adamlar arasından zor seçiyorum. KOnuşmalar başlıyor. Karnıma ağırlıklar biniyor ya da öyle hissediyorum. Biraz zorlanıyor. Ve "abi"miz Emirim ilk çığlıklarla dünyaya geliyor. Hemen saniyeler sonra ikinci bir çığlık! İremim de geldi.
Emrah benden şanslı; tüm doğumu gördü. Bense sesleri pür dikkat takip ediyorum. Bakalım ne zaman göreceğim. Çok sabırsızım, sesleri duydukça gözyaşlarıma da hakim olamıyorum. Artık onları kucağıma almak istiyorum, koklamak istiyorum. Bilmem ilk an güzel kokuyorlar mı?
Beni konuşturmaya çalışıyorlar, bir yandan da dikiyorlar. Duymuyorum haliyle. Veee sonunda bir yeşil adam (çim adam)elindeki küçük kundağı kollarımın arasına veriyor.(Tehlikeli olmadığım anlaşılıp, ellerim çözülmüş durumda)Kucağımda İremim, o kadar küçük, o kadar pürüzsüz ki, inanmakta zorluk çekiyorum.
Emrahın koluna da Emirimi bırakıveriyorlar. Ellerimiz kollarımız dolu, ilk aile oluşumuzu kutluyoruz! Ve kısa ama heyecan dolu anlardan sonra,yaklaşık 1 dakika, bebeklerimizi alıp, kontrolleri için gidiyorlar. Pis yeşil adamlar. Neyse ki yukarıda bir araya geleceğiz.
Emrah benden şanssız; doktorum Emraha rahmimi, yumurtalıklarımı gösteriyor. Artık kocamla daha da içli, dışlıyız.Kimse tutamaz bizi...
Herşeyim canım bebeklerim, ailemize hoşgeldiniz!

19.12.2007

Beklenen SU ve Beklenmeyen AN!





En son güzel birkahvaltı yapmıştık. Çok değil tam 1 akşam sonrasında, 10 Aralık pazartesi akşamüstü karnımda ciddi bir gerginleşme ve bunu sonucunda bir rahatsızlık yaşamaya başladım. Emrah eve geldiğinden ertesi gün işe gidene kadar bu gerilmeleri, hafif ağrıları yaşadım. Aslında aklıma da geldi ama hadi neyse değildir, benimkiler 15nde gelecek diye kendimi rahatlatıyordum.
Akşam Roma diye bir diziyi seyrederken, gözümden yaş gelecek kadar rahatsız olduğumu söylemeliyim. Bu arada sürekli tıkınma durumundayım. İrem klasik hareketlerini yapmaya bırakıp olabildiğince karnımın ortasına yerleşti ve sanki Emir'in üstüne ya da önüne yerleşti gibi hissetmeye başladım. Tıkındığım şeker, çikolata, dondurma gibi tatlı şeyler İremi yerinden etme çabasından başka birşey degildi (?). Hamileliğimin başından beri ilk defa yatağa gitmeyip, koltukta uyumaya çalıştığım bir gece oldu. Tüm gece karnımın tuhaf şekline uyum sağlayarak kıvrandım, durdum. 20 dakika da bir tuvalet ihtiyacını giderme ama her kalkışımda bir ızdırap yaşama! Tıkınmaya devam...
Emrah uyandı, giyindi, evden çıktı. Ben halen koltuğa yapışmış, uyumaya çalışmaktayım. Hurşide sağolsun, deli gibi ağrayan belime hoyratça yaptığı masaj ile beni rahatlatmaya çalıştı. O da işe yaramayınca güzel bir kahvaltı hazırladı. Zar zor kalkıp sıkı bir kahvaltıyı mideme indirdikten sonra, salondaki yeni yatağıma geçtim. Sanırım 1 saat kestirmişim. Saat 10 'a gelirken ben yine tuvalet ihtiyacını gidermeye yönelik teşebbüsüm ile altımdan bir şelale akmaya başladı.
Bazılarının aksine, sanırım aldığım 31 kilonun 4-5ni zaten o, evin çeşitli odalarında, yerlerinde silinmek üzere su birinkintileri bıraktım. İlk işim tabii ki Emrahı arayıp, gel demek oldu. Sonra annemleri, ondan sonra ise fotoğrafçı ile oda süslemesini yapan arkadaşları arayıp, doğum yapacağım günün değiştiğini ve hastanede buluşmayı söyleyerek, 1 ufak bavul ve yine laptop ve kameraları taşıyan çantalarımın son kontrollerini yaparak geçirdim. Bir yandan da şelale içinde boğulmaya devam.
Aramalarım devam ediyor: Nilgün ve Julide...
Ben hazırım. Hurşide panik, ağlamaklı. Mehmet amcalar Babamı alıp hastane yolunda, Annem işten fırlayıp aynen hastane yollarında... Emrah bekleniliyor. Dayanamayıp arıyorum. Gelmiş park ediyor. Otoparkta buluşacağız.
Doğum Kadıköy Şifa'da olacak ve günlerden salı. Kadıköylü olanlar bilir, o salı pazarı trafiğini. Neyse şelale devam ve biz hastaneye varıyoruz. Kosova, Yersel Ailesi, fotoğrafları çekecek şanslı arkadaş Yıldırım; herkes gözü kapıda bizi bekliyor. Odaya çıkartılıyorum. Hemşireler geliyor, yaptığım mükellef kahvaltının bana nelere mal olacağını bulmaya çalışıyorlar. Anestezist geliyor, zaten bildiğim bilgileri veriyor, şelale hafiflemiş ama devam...Yeşil önlük, günlüğe yazma, Tansuğ Ailesi geliyor, fotoğraflar çekiliyor, çevremde bir heyecan ve telaş, ben ise makyaj yapsa mıydım derdindeyim :) Fotoğraf çekilecek ya, bir de fotoshop olmasın, doğal olsun!
Ve ameliyat yatağı gelip, beni alıyor. Epidural yapılıyor. Uyuşmam 10 dakika. Anestezist Dr. Melih çok şeker. Emrah yeşil önlüğüne bürünmüş gözüküyor, sonda, doktorum geliyor, kollarım 2 yana bağlanıyor ve...

9.12.2007

Başbaşa Son Pazar Kahvaltısı


Sabah 0900 sularında kalktığımızda, Emrah yatakta döndü ve bu başabaşa geçireceğimiz son pazar günü dedi. O an ikimizin de bir aile olmaya hazır olduğunu hissetim çünkü Dubaide de o kadar çok pazar (orada cumartesi) kahvaltısı yaptık ki bu aile ortamının zamanı gelmişti. Tabii oldukça radikal bir değişim yaşayacağımız bir gerçek. İki bebekli bir aile! Bunun bilincinde keyifle bir kahvaltı yapmak istememiz çok mu?

Kahvaltımız bu sefer çok sade oldu çünkü Hurşide izinli ve ben ayakta durmakta zorlanıyorum. Emrah, hayatboyu nefret ettiğim ama bebeklerim için yemeğe başladığım- yumurtayla menemen teklifini ortaya attı. Belki de yine uzun süre yumurta yemem ve bu son menemen de bebeklerime yarasın ve son 5 günde birkaç gr. daha alsınlar diye olur tabii dedim. Ve süsten, abartıdan uzak menemenli kahvaltımızı yaptık.

Birazdan da bir zamanlar aynı heyecanı yaşayan, bir aile oluyoruz sendromuna giren ailelerimiz ile buluşacağız. Dedemlerden kalan gelenek, pazar öğlenleri "etli ekmek" ya da genelde herkesin bildiği çiğ börek + çoban salatası + ayran trio'suna davet edildik. Yürüyecek halim olmasa da Seçil'inde yarın ki doğumgünü kutlama fırsatı olacağı için, bu fırsatı kaçırmak istemedim.

Karı koca son pazarımızda; başbaşa yaptığımız kahvaltı sonrasını aileler ile yapacağımız öğle yemeği takip edecek. Sonrası meçhul.

Son pazarımız yine de kalabalık geçecek. Ama aile olmakta bu demek değil mi?


6.12.2007

Yakamoz Misali









Aramak kadar aranmakta güzelmiş!!!
Geçen 36 haftadır, peşimi bırakmayan ve her ihtiyacımda yanımda olan sevdiklerime çok teşekkür ederim...