26.06.2008

IKEA

5,5 aylık ikizlere hamile bendeniz, yeni taşınacağımız ev için birşeyler almaya Ikeaya gitmişiz. Ayaklar zaten taşınma sırasında iyicene genişlemiş ve yorulmuş. 43 numara ayakkabılar Emraha ait. Üstümdeki tişört Emraha ait. Artık dolaşmaktan bayılmış bir halde yük arabasında itilir hale gelmişim ve sevgili Nilgün de bu görüntüyü ölümsüzleştirmem gerek diyip, telefonuna davranmış...
Aradan neredeyse 9 ay geçmiş ve karnımda tanıştıkları bu devasal mağazaya ilk defa gelmenin şaşkınlığını yaşadı meleklerim. İrem zaten benim gibi alışverişe meraklı açtı gözlerini, her yeni eşyanın ne olduğunu kavramaya çalıştı.

Bizim diğer melek yine yapacağını yaptı ve her erkek gibi alışverişten sıkılıp uykuya dalmaya tercih etti.

Uyurgezer Kuzenler

Bu sıcakta uyumayalım da ne yapalım yani?

En güzel Yenge Bizim Yenge

Arat: Ve Temel o gün bu gündür bir daha oralara dönmemişşş
Emir : Hay Allahım Arat nereden duyupta öğreniyorsun bu fıkraları, altıma kaçırıcam şimdi. Anneee bezimi yine kirletebilir miyim???

Seçil : Özlem, sen de yedek bez yoksa ben de var. 4 numara değil mi?

Özlem : Biz de 4ledik çoktan, bir süre aynı gideriz.

Arat : Aaa olmaz o bezler benim.

İrem : Ya ben de birşeyler söyleyeceğim. Hu huuuuuu. Beni duyan yok mu?

Seçil : Ben seni duyuyorum güzel yeğenim, Özellikle de o güzel kokunu! OHHHHHH

Emir : Arat başka fıkra var mı? Anlatsana...

Arat : Bir gün Nasrettin Hoca...


İrem : Ay ben bayıldım bu fıkraya, hemen birilerine anlatmalıyım.


İrem : Yengecim bana uçtu uçtu yap, sana bir fıkra anlatayım.

Bir gün Nasrettin Hoca...

Seçil : Ay İremcim , harika bir fıkra bu. Nereden duydun. Bravo!

Arat : Anne anne, dur onu ben anlatmıştım yaaa sen bana gül!

Anneeeeeeee

Bizi Tutan ilk Melek

- Ben bu elleri bir yerden hatırlıyorum hayal meyal. Nasıl şimdi bacağıma dokunuyorsa, 6 ay 3 gün önce de beni ilk, en rahat ettiğim yerden çıkarıp alan ellerle dokunmuştu.
- Ben de demin niye bu kadar özel bir bağ hissettiğimi anlamamıştım. Ama akıllım ilk beni aldı. Sen 1 dk sonradan geldin.
- Bu tartışmalara giremeyeceğim Emir. Sen benden 615 gr. daha büyükmüşsün, annem rahat nefes alsın diye seni çıkarmış. Yoksa benim keyfim yerindeydi.
- Olur mu canım. Ben sana yeterince yer açmışımki sen hareket etmekten doğumu hızlandırmışsın.
- Peki öyle oldu fena mı? Kendi tarihimizi kendimiz seçtik. Çokta güzel oldu!
- Çok.

İyi ki Doğdun Kaannn


Kaancım, İyi ki doğdun canım. Biliyoruz biraz gecikmeli geldik ama en çok seninle zaman geçiren de biz olduk. Her ne kadar Emir yine uykuya yenik düşse de :)

25.06.2008

Küçük Dede

- Noel zamanı mı geldi Emir?
- Hayır güzelim, O noel baba değil bizim küçük Dedemiz.
- Eveeeet o muhteşem yağmurlukları getiren Dedeeee
- Mucksss

Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik Bayramoğlundan

Havuz Sefasıııı; Bekle beni!!!


Babanne yeni saç modeliyle ortalığı yaktı.


Anane her zaman ki gibi delidivane...


Büyükbaba keyiften bayılacak, bakmayın ben de bu arada...



Ama en mutlusu ben.

Özgür çocuk ben.

Seviyorum burayı!...

İlklere devam:Toka

İlk defa toka taktı annem. O ne dedim? "Saçlara takılan aksesuar, hani saçlarımı çekmemen için toplamak amaçlı kullanıyorum ben" dedi. Peki olur takabilirsin dedim. Baktım kafamda bir ağırlık, annem çok güzel oldu dese de anlam veremediğim için kafamı sallaya sallaya onu da salladım bir yana. Bırak anne biraz daha özgürce kafamı dinliyeyim.

Anne ile Kızı 1 Örnek

Düşünüyorum da annemin eşyalarına ilk ne zaman ortak olmaya başladım. Gelişmiş vücudum ve de annemin minyon tipli olması nedeniyle, annemin gelinliğini en son 13 yaşında sığabiliyordum. Dolayısıyla, o kadar da ortak kullanım eşyamız pek olmadı. En son hamileliğimin bir döneminde faydalandığım eşyalarla sınırlı kaldı. Ama küçükken annemin makyaj malzemelerini mahvettiğimi, ayakkabılarını giyip takur tukur ortalarda gezdiğimi -topuklarını kırdığımı- ve Barbie bebeklerime bol bol, kumaşlardan kıyafetler yaptığımı çok iyi hatırlıyorum. Herkes modacı olacağımı düşündüğü bir dönemde işi abartıp, annemin yeni aldığı ve henüz giymediği kıyafetleri kesmeye başlayıp, Barbielerime şahane gece kıyafetleri yapmaya başlamam ile modacı hayallerim bir anda suya düştü. Neden mi? Annemin kesilmiş kıyafetleri ortaya çıkmaya başladığında olanları bir tahmin edin artık!!!
Sevgili Ayşen Teyze de kızımla böyle bir gerilme ortamına girmemiz için, anneler gününde bize 1 örnek ilk pijama takımızı almış. Çok düşüncelisin Ayşencim. Çoook teşekkürler! Öpüldünüz.

Yemelik Bunlar

En güzel ben bakarım!


En güzel ben yatarım!

En güzel....

Eyvahhh bizim işimiz var.

Evdeki 3 Bebek


Zaten bir adet bebeğim mevcuttu; Allah dedi ki sen çok iyi bakıyorsun, al sana 2 tane daha! E daha ne isterim ben?

20.06.2008

Muckssss




Muhallebi

Emir arkada uyuyakalsın, ben muhallebimi babamin elinden yemeye devam edeyim. Acaba Emirinkini de yesem mi? Hazır O uyuyorken :)))
Ne demişler, yemeyenin malını yerler! Değil mi anne?!?!

Uyuya Kalmak

Beni anlamadınız; mamadan çok uykuya ihtiyacım var diye ağladım, anlatamadım. Ne oldu?
Mama sandalyesinde uyuklamak zorunda kaldım işte!

3-6 AY BEBEK GELİŞİMİ

En hızlı gelişimin olduğu dönemler başladı. O bütün gün uyuyan güzeller uyanmaya, çevresinde olup biteni anlamaya ve tepki göstermeye başladı bile. Zaman zaman ah o uyuma dönemleri geri gelse diye içinizden geçirseniz de emin olun en tatlı zamanlarına tanık olmaya başlayacaksınız.
Pusetlerine bindirip dışarıya çıktığınızda uyumayı tercih ederken artık dış dünyanın gerçeklerini görmeye çalışmak adına gözleri kocaman açılmış şekilde dolaşmaya başlayacaklar. Ama keyif için uyuklamalara her zaman devam. Hatta biri şu anda beni o şekilde gezdirse hiç düşünmeden ben de uyurum. Ne tatlı şey şu uyku. Onlar gündüzleri uyanmaya başladıkça akşam uykuları uzamaya başlayacak dolayısıyla siz daha çok uyuma lüksüne sahip olacaksınız. Nasıl alıştırırsanız hakikaten öyle gidiyor. Bizim en zevkli rituelimiz, yıkanma, mama ve uykuya dalma oluyor. Banyo yapan bebek rahatlar ve o rahatlıkla kolaylıkla uykuya dalar. Biz iki bebek demeden her akşam meleklerimizi yıkayıp, doyurup öyle uykuya bırakıyoruz. Havaların çok sıcak olduğu şu zamanlarda sabahlarıda yıkamaya başladım. Hem terli vücudlarından arınmış, hem serinlemiş oluyorlar; hem de yedikleri meyveden sonra batmış olan her tarafları temizlenmiş oluyor.
Belli belirsiz, bilinçli bilinçsiz gülücükler kahkaya dönüşüyor. O kahkahaları duydukça o içinizin yağları eriyip, daha fazla nasıl güldürebilirim diye maskaralık yapmaktan yorgun bile düşüyorsunuz. Hatta anneler gününde bana öyle bir hediye verdiler ki hiç birşeye değişemem. Meleklerim o sabah uyandıktan sonra ilk yan yana gelişlerinde birbirlerine bakarak kahkahalar attı. Tabii bendeniz mest oldum. Şimdi ise tensel temaslardan çok hoşlanıyorlar, bacaklarını, kollarını öpmek kahkaha atmaları için gayet yeterli. 4. ayda insan seçmeye başlamış ve yabancılaşma dönemine girmişlerdi ama çok şükür bu dönem çok kısa sürdü. Şimdi mekan değişikliklerine halen zaman zaman tepki gösterebiliyorlar. Çok gezmenin, çok insan görmenin faydası inanılmaz.
Fiziksel gelişime paralel inanılmaz bir hareketlenme yaşanıyor. İlk aylardaki kalıp gibi yatma durumları sözkonusu bile değil. 3.- 4. ay ilk dönüşlerini yapmaya başlıyorlar. İlki haliyle çok heyecan verici. Bizim ilk dönenimiz Emirim oldu. İreminden ise ilk dönüş çoook sonraları geldi ama fırıldak gibi dönen de ilk İrem oldu. Beş saniye içinde bıraktığım gibi bulamıyorum artık ikisini de. Sürekli dönme halindeler, tutabilene aşkolsun. Hatta oğluşum emekle adına büyük adımlar atmaya başladı bile, kurabiyem ise geri geri zıplayarak dolanmayı seviyor. Tarzında çok alışıldık bir görüntü olmasa da bizi gülmekten kırıp geçirebiliyor. Ne kadar birbirinden uzak tutmaya çalışsamda 1 dakika içinde dipdibe bulduğum bile oluyor. Muhteşemler gerçekten, tam yemelik zamanları yaklaşıyor. Tadını bol bol çıkarın.




Uykuları düzene gerçekten giriyor. Biliyorum “nasıl ama?” diyenler çok... Biraz önce de dediğim gibi nasıl alıştırırsanız öyle devam ediyor. Meme de uyumaya alışan öyle devam ediyor, sallanmaya alışan öyle. Biz meme sorununu çabuk hallettiğimiz için meleklerim biberonda uyuyakalıyordu, gaz çıkarma sırasında bile uyuklayıp yatağa bırakıyorduk. Farklı dönemler sizi bekliyor, orası kesin ama oluşturduğunuz düzenini bozmamaya gayret edin. Düzeni seven bebekler için değişiklik rahatsız edici oluyor. Emİrem kendi yataklarına ve odalarına çok alışıklar. Geçen haftalarda Bayramoğlunda ilk kaldığımız zaman uyumakta zorluk çektiler ama bu haftasonu onları anneanneye teslim edip 2 günlük yaptığımız kaçamak boyunca hep çok huzurlu geçirmişler. Sürekli açık ve temiz hava da olmanın avantajları. Bol bol sabah ve akşam serinliğinde dışarı çıkarmaya çalışın. Neyse uyutma olarak sallamaya çok karşıyım. 1 yaşına gelmiş, 12 kg olmuş bebeklerini kucağında sallayan arkadaşlarımı görünce içim bir fena oluyor. Yatağına bırakın ve uyumaya kendi alışsın. Denemeler yapın; ilk gece yatağa yatırdığınızda emzik verin ve elinizle vücuduna dokunun veya karnının üstüne koyun, pışpış ne demekse ondan yapın ama sarsmayın. Şahsen biri beni sarsarak uyutmaya çalışsa herhalde korkunç bir tepki verirdim. Eğer ağlamaya başlarsa kucağınıza alın ve sakinleşince tekrar yatağa koyun. Uyuyana kadar tekrar ve tekrar. Her gece bu süreç kısalacak.
Emirim biraz zor uyuyordu bir dönem. Deli gibi bir ağlama krizi sonrasında baygın düşüyordu. Malesef benim gibi başkalarının yardımına muhtaç iseniz işiniz daha da zor. Ben uyku düzenine sokmaya çalıştıkça o dönem bebeklerin bakıcısı resmen bu düzeni sabote eder gibi sallama veya başka yöntemlerle uyutmaya çalışıyordu. Kafası karışan oğlum da nasıl uyuyacağına karar veremiyordu. Anneden (bakıcıdan) destek mi alsın yoksa kendi mi uyayakalsın. Bir defa bebeklerimin bakıcısı 3 gün üstüste gelmedi, bir baktım Emirim de bıraktığım gibi kendi kendine uyumaya başladı. Sonra bakıcımızın dönmesiyle yine düzeni bozuldu. Başka sefer bakıcımız 2 gün üstüste gelmedi ve oğluşum yine kendi kendi uyumaya başladı. Tabii bana da nasıl uyutulacağını söylemek kaldı. Ben yokken bol bol sallanarak uyutulan oğlum şu anda çok şükür bir düzene girdi. Allahtan genelde başlarında olabiliyorum. En yakın zamanda bebek bakıcıları hakkında da tecrübelerimi aktaracağım. Bence bu konu da çok önemli! Kısaca bebeğiniz kendi kendini uyutma yetisini kazanana kadar kararlı ve sabırlı olun. Çünkü bebeklerin de istediği kendi başlarına özgürce uyuyabilmek. Bu özgürlüğü hakediyorlar. Siz biraz daha gayret edin.
Uyku düzene yola girse de gece sık kalkmaları da azaltabilirsiniz. Emirim emzikle sabaha karşı idare edebildiği halde açlığa dayanamayan İremim bazen 1 bazen 2 kere kalkabiliyor. Yeme düzenini kendisinin belirlemesine biraz müsade ettiğimiz doğru. O da ne zaman doysa diliyle biberonu itiyor ama geceyi geçirtecek kadar karınını doyurmadığı için daha sık kalkıyordu. Bu ay (1 hafta önce) muhallebili+mamaya geçiş yaptık, yıkanmadan önce yedirilen muhallebi biraz da olsa daha tok uyumalarını sağlıyor. Meleklerimiz ilk ay harici yanımızda kalmadı. Kendi odalarında yatmaya alıştılar. Bir ara Emirimi alıp bizim yatağa getirdiğim çok oldu ama artık o olayı da bitirdim, sadece sabah keyifleri için yanımıza alıyorum. Odalarımız yan yana olmadığı için telsiz hep yanımda oluyor ama kapıları da açık bıraktığım için en ufak kıpırdanmalarına fırladığım için uyuduğum kuş uykusu da gece boyunca iki bebek derken defalarca kesintiye uğruyordu. En az 10 kere kalktığım, kontrol ettiğim dönemi de bu hafta geride bırakmaya karar verdik. Emrah artık kapıları kapatıp benim de kesintisiz 3-4 saat uyumam gerekliliğini bana hatırlatınca bu kararı hayata geçirmeye başladım. Bu 6-9 ay dönemine giriyor ama yapabilyorsanız daha önceden kapınızı kapamaya başlayın ve ağlamaya kalkın bir tek. Rüyalarında bile ufak ağlamalar olabiliyor, gaz çıkarma seanslarında da pat pat ayaklarını yukarı kaldırıp yatağa şiddetli vurabiliyorlar. Benim derdim hep birbirlerini uyandırırlar mı oldu. Ama gerçek şu ki onlara uyumaya devam etti ben ise uykusuz kalıp bir de gecenin bir saati buzdolabına gidip, gece atıştırmalarına alışmakla kaldım L
Bıngıldakların yavaş yavaş kapandığını göreceksiniz, saçlar uzayacak, kaşlar, kirpikler belirginleşecek, göz rengi daha bir ortaya çıkacak, ifadeleri oturmaya başlayıp birar minik insancık olacaklar. Yemelik kollar bacaklar da sırada, her ne kadar dayanamayıp öpseniz de anne baba harici kimseye öptürtmeyin. Halen aşıları tamamlanmadığı için her türlü mikroba açıklar. Bekleyin bir 6 aylık olsunlar, sonra hijen düşkünlüğünüzü ortadan kaldırmaya, dünyanın bakterilerine alışmaları için ortaya salmaya başlayabilirsiniz.
Zihinsel gelişimleri de inanılmaz. 4. aydan itibaren taklit etmeye başlıyorlar. Dil çıkarıyorsunuz dilini çıkarıyor, elinizi döndürüyorsunuz ellerini keşfetmeye başlıyorlar, öksürüyorsunuz öksürme taklidi yapıyorlar. Daha önce dokunmayı bile beceremeyen eller, artık oyuncakları kavrayıp, ne olduğunu nasıl oynandığını keşfe çıkıyor. Hatta canım minik eller sizi keşfetmeye başlıyor. Suratınızı okşuyorlar. Bu 5. ayın ortalarında başladı meleklerimden. Cici baba, cici anne oyunları başladı J.
Çıkardıkları sesler inaılmaz. Her gün normale dönen damaklarınında etkisiyle, yeni ses tonlarını çıkarmaya başlayacaklar ve uzun süre böyle devam edecek. Henüz belirgin bir kelime çıkmışlığı yok ama bizim evin konuşanı belli ki İremim olacak. Dün dışarıdayken, zaten gözlükleriyle çok dikkat çekiyor, bir de 2 saat boyunca bana bakın edasıyla bağrışıp durdu. Durdurup sevenimiz çok oluyor, onlar tabii artık ilginin farkında mest oluyorlar.
İlgi ve sevgi, bebeklerimizi besleyen en önemli gıda diye düşünüyorum. Uyku kadar, yemek kadar gerekli. Zaten ilgi nasıl çekilir size bir güzel ders bile verebilirler ve işin gerçeği sizi parmağında oynatabilirler ama burada biraz dikkatli olmakta fayda var. Her istediklerini vermeye kalkarsanız, sizi kullanmaya ve istediğini ağlayarak yaptırmaya çalışacaktır. Şu anda İremim biraz o moda girdi, bakalım üstesinden nasıl geleceğiz? Gelecek dönemde neler olup bittiğini aktarırım.
3.-4. aylarda dikkatle inceledikleri kitaplar, artık ağıza götürülüp olası diş kaşıma aleti olup çıkıyor. Bizim kitapların çoğu kağıt ve kartondan olduğu için bir süreliğine onları ortadan kaldırdım. Kumaş kitaplar, geç değilken onlardan alın, hem parçalanmış kağıt parçaları yutmalarına mani olursunuz hem de boyalı baskının zararlarından korumuş.
Bu dönemde hızlı gelişime ayak uydurmaya çalışmak size kalıyor. Her anlarını yaşamak istiyorsanız, hep başında kalın. Ama düzene az da olsa giren bebeklerinizden biraz da ayrılıp, hava alma zamanınız gelmiş demektir. Benim kristallerimin oynaması, kolumun, boynumun tutulması tamamen psikolojik. Ama bendeki bu baskı bebeklerden çok evdeki bakıcı, yardımcı stresinden kaynaklanıyordu. Bir sürü deneme şimdiye kadar... Bu işte kısmet işi, pekçok arkadaşım başladığı yardımcıyla yuva zamanına kadar devam edebiliyor ya da benden de beterleri var. 1 yılda yirmi küsür yardımcı değiştiren. Ben sanırım ortalamada kaldım. Ama çok şükür, yavaş yavaş kendi hayatıma da zaman ayırır oldum. En azından istediğim zaman tuvalete gidebiliyorum, her gün banyo yapabiliyorum. Bunlar bir zamanlar lükstü çünkü.
Her zaman dediğim gibi bol bol resimler çekin çünkü bebeğinizin tipi de hızla değişiyor ve siz 1 ay öncesini hatırlamakta zorluk çekiyorsunuz. Bol bol video kameraya çekin çünkü bırakacağınız en anlamlı miras onlar olacaktır. Bol bol yazın çünkü sizin yaşadıklarınızı, ne zahmetlerle ve sevgiyle büyüklerini daha iyi anlayacaklardır.
Sevgiyle kalın.

18.06.2008

Melek Baba ile Melekler



Meleklerim ve Ben





Filiz Teyzemiz, büyüyünce bizim de Öğretmenimiz olur musunuz?




Geçenlerdeeee

Claude-Alain ve Patricia teşekkür ederiz, ilk BBQ deneyimi onlarda tattık!


Bakamayın heyecanlı oluşumuza doktor teyzeye gidiyoruz. Aıhhhhhh


Rahat göbeği buldum, yok keyfime diyecek. Bir de gözlüğümü takayım havam olsun!

Cüli Teyze Geldiii

Bakalım bu kıvırcık saçlara hangimiz daha çok dayanacağız.


Ben çekeceğim. Cüli bana daha yakın işte!
Hayır efendim ben çekiyorum 5 saattir. O saçları ancak ben yolarım!

...

...

Zavallı arkadaşım yaaa. Çocuklar çekmeyinnnn, hem Deniz görürse intikamını herhalde benden alır. Ona göre!

Eğleniyoruz Belli Oluyor Mu?


Ah Şu Resimlerin Bir Dili Olsa


Evet bu sefer kendimleyim ve Pisi Kedi okurum :)


Diş kaşınır ama ortada yoklar halen


Yaz ayını çok seviyorum bir de sinekler beni değil de İremi ısırsa çok sevinirim


Yine mi poz vereceğim; sizi kırmıyayım